DEVLET SANATI’NIN DOKUDUĞU KUMAŞ
Merkez İlçe Beldelerinden Kozlu ve Kilimli’nin İlçe olması
gündemde. Zonguldak’a getireceği artıları tartışırken, eski TBMM Başkanı ve
Zonguldak Mv. Köksal TOPTAN, Kurban Bayramı konuşmasında Bartın ve Zonguldak
halkına çağrı yaparak “Anlaşma ve
Dostlukla” bir arada olmayı, birleşmeyi,
Büyük Şehir olma düşüncesini önerdi.
Bu düşünce tabii ki yeni değil.
Çok uzun yıllardır tartışılıyor. Ama şu anda ortam ve şartlar çok uygun. Çünkü
bazı iller Büyük Şehir yapılacak. Yıllardır, birçok Makalemde de değindiğim
gibi benim “Eski Zonguldak” dediğim,
Zonguldak-Bartın-Karabük kısa vadeli
siyasal çıkarlar neticesinde üç ayrı şehre bölündü! Yıllardır, bu bölünmenin
neden ve sonuçlarını, kayıplarımızı yazılarımıza yansıtarak da tartışmıştık…
***
1980’li yıllardaki yerel yönetimlerde yapılan değişiklikle
birçok il “Büyük Şehir” yapılmıştı.
Ocak 2012’den beri İçişleri Bakanlığındaki komisyonlarda, nüfus oranlarına göre
bazı illerin Büyük şehir, bazı Beldelerin İlçe olma çalışmaları bütün hızıyla
devam ediyor. Devlet katında bu gelişmeler yaşanırken; Kozlu ve Kilimli’nin
henüz İlçe olması gündemde değilken “Dostlar
Meclisinde” neden “Eski Zonguldak
Ruhu” oluşturulmuyor, neden Zonguldak Büyük Şehir statüsüne alınmıyor (?)
türünden kendi aramızda tartışmalar yapıyorduk. Hatta bir düşünceye göre, eğer
Eski Zonguldak Büyük Şehir olursa, Merkez eskisi gibi Zonguldak olmaz, “siyasi nüfusu nedeniyle” olsa olsa
Karabük Merkez olur fikri benimsenmişti. Diğer bir düşüncenin soru çengeli
zihinlerimize takılıp kaldı: “Neden
bölündük ki şimdi birleşmek istiyoruz? Asıl tartışılması, sonuçlar
çıkarılması gereken konu da bu olmalıdır.
Evet, dostlar, geçmişte ne
yaşandıysa yaşandı. Bunu bir kenara not edip, ileriki süreçlerde tartışmaya
kaldığımız yerden devam ederiz. Eğer gelinen noktada “Geleceği Yaratmak İstiyorsak” Bartın ve Zonguldak aynı
çanakta-havzada olması ve aynı ortak coğrafi-ekonomik-kültürel ve sosyal hayatı
paylaşması nedeniyle “Büyük Şehir”
olma tercihine hepimiz katkı ve destek vermeliyiz. Bu konuda bir bilinç
oluşturmak, desteklemek için siyasi kaygı ve çıkarları, bireysel düşünce ve tartışmaları
bir kenara bırakmak gerek. Çünkü bu tartışmaları “Zaman-Zemin ilişkisi” olanaksızlaştırıyor. Ötekileştirmeden, Bartın
ve Zonguldak halkına büyük sorumluluk ve görevler düşüyor. Büyük düşünmek
gerekiyor...
Ortak Akılla hep birlikte düşünelim:
Şu anki Zonguldak ve Bartın daha fazla büyür, gelişir,
yatırım alabilir mi? Filyos Vadi Projesi ve Bartın Çayı Projesi gerçekleşebilir
mi? Bu iki projeyle bağlantılı olarak sanayi daha fazla gelişir-çeşitlenir, turizm,
kültür ve sanatsal faaliyetler ile sosyal donatı alanları artar mı, artmaz mı?
Bu sorunun cevabı, bu koşullarda Zonguldak
ve Bartın için olumsuzdur dostlar! Zonguldak ve Bartın ayrı-ayrı parçalı
yapıda bundan daha fazla büyümez, gelişemez. Bu gerçeği görmek ve kendimizi
kandırmamamız gerekir. Kendimizle ve hayallerimizle-ortak gelecekle barışık
olmak durumundayız. “Bir elin nesi var,
iki elin sesi var” deyişinden hareket eder, yani Zonguldak ve Bartın Büyük
Şehir olursa; bir olur, birlik olur, güçlü oluruz. Bir (sinerji) görevdeşlik
yaratılmış olur. Bölünme sonrası, Bartın ve Zonguldak halkının geliri, yaşam
standartları ve kalitesi mi yükseldi? Gerçekler ortada… Açık ve net.
***
Eski Zonguldak’ın bir şehir planı
vardı. O plan kayıp ve halen bulunamıyor! Coğrafyanın alabildiğince zor ve
maliyetli yapısı nedeniyle plansız-programsız, çarpık yapılaşma ve günün siyasi
ortamına göre gelişi güzel bir kentsizleşme süreci, bizleri bu coğrafyaya ve
kente hapsetti. Coğrafya ve çarpık yapılaşma bizleri kentli mi yaptı? Tersine,
kent diye mimari estetikten, altyapıdan yoksun; sanayi, sanat ve kültür ile
sosyal yaşamın gereksinimlerini karşılamayan, coğrafyanın engebeli dayatmasıyla
da “Kent adı altında Açık Cezaevleri-Hapishaneler”
inşa ettik! Bu hapishanelerin “Gönüllü
Mahkûmları“ olduk!
Bir
olmayınca, birlik olmayınca ne Filyos ve Bartın çaylarında düşünülen büyük
endüstriyel projeler hayata geçer, ne de Filyos Endüstriyel Limanı yapılır! Ne
Zonguldak, ne de Bartın bundan daha fazla tek başına gelişir, büyür,
sanayileşir! Kendimizi kandırmayalım!
Bartın ve Zonguldak olarak, ortak geleceğe zihinsel bir yolculuk
yapalım:
Kaybet-Kaybet yerine, Kazan-Kazan
ilkesinden hareket ederek, Bartın ve Zonguldak’ı Büyük Şehir yapsak. Bartın-Zonguldak
çanağının yerleşime ve kentleşmeye en uygun Bakacakkadı-Perşembe-Filyos bölgesinin
bakir alanına Büyük Şehir Merkezini kursak. “Hükümetler değişse dahi” Büyük Şehir Plan-Planı’ndan sapmadan, zemini
sağlam olan yamaç ve tepelere konutları yapsak. Derinleştirilmiş-debisi
setlerle düşürülmüş Filyos ve Bartın çaylarına denizden gelen gemilerin iç
bölgelere kadar yükleme-boşaltma yapacağı, liman hizmetlerinin verileceği orta
ve büyük ölçekli sanayi alanları ve sosyal alanlar yapsak. Düzlük alanlara Hastane,
Okul, vs. gibi kamu binaları ile Stadyum, Kapalı Spor Salonları, Kent Meydanları,
Pazaryerleri, Alışveriş Merkezleri, Tiyatro, Sinema, Sanat sokakları, parklar,
oturma ve koşu alanları, eğlence yerleri yapsak; iyimi olur, kötü mü olur?
Şu anda, Demiryolu ağımız var mı? VAR. Karayolumuz
var mı? VAR. Hava Alanımız var mı? VAR. Deniz ve Limanlarımız var mı? VAR.
Eeee… Ne duruyoruz? Bunları geliştirelim, yarının ihtiyaçlarını karşılayacak
şekilde düzenleyelim öyleyse. Ama mevcut durumda bunu yapmak çok zor! Sanayi-endüstri-tarım-turizm-spor-sanat
ve kültür alanlarında atılım yapmak için ekonomik kaynak şart. Bunun da çözümü “Büyük Şehir” olmak. Yoksa olduğumuz
yerde saymaya devam ederiz. Şimdi “Büyük Şehir” olmak için iklim gayet uygun.
Peki öyleyse kimi, neyi, neden,
niçin bekliyoruz? 10–20–40 yıl sonraki kuşaklara neyi miras bırakacağız? Bartın
ve Zonguldak birleşip “Büyük Şehir” olmayınca,
devlet için olduğu kadar, şehir ve kişiler için de işlerin yolunda gitmesine
olanak yoktur. Eldeki “Devlet Sanatı’nın
dokuduğu kumaştan” Bartın ve Zonguldak’a elbise yok! Ama “Büyük Şehir” olursak var. Aksini ispat
eden beri gelsin.
ALİ YILDIZ
