13 Mart 2017 Pazartesi
12 Mart 2016 Cumartesi
AYDIN DÜŞÜNCE: Zonguldak Yeni Adım Gazetesi’nin 12.04.2009 Tarihli Manşeti: FİLYOS TBMM GÜNDEMİNDE
8 Şubat 2013 Cuma
Geri dönüşü yok bu yolun,
Zaman, hep ileri akar.
Hiç birimiz mükemmel değiliz,
Vicdanlar, muhasebe tutar...
Ne yaşadıysak yaşadık,
Mazi, bizi sorgular...
Kimi zaman güldük, kimi zaman ağladık;
"Yüzleşmenin" dayanılmaz hafifliği var.
İlmik-ilmik örülüyor ağlar,
Körleşmiş, en insani duygular!
Bulutlar, güneşi saklar;
Gün ışığı, karanlığı yalanlar...
Gök kubbe şahidimdir,
Yeryüzünde "Zalimin Zulmü" var.
Gaflet uykusunda "Uyuyor Korkaklar"
Oysaki tarih "Kahramanları" yazar...
Söz bitti, gözlere perde indi;
“Yaşamın Olağan Akışı" değişti!
"Şeytan" yarını bayram ilan etti,
Kazanız mübarek ola "Kurbanlar" seçildi!
Yaz biter, güz gelir;
Ekilenler, elbet biçilir.
"Akıl" hırsı dize getirir;
"Yaşayan Ölüler" belki dirilir.
"Yaşayan Ölüler" belki imana gelir...
05-07.02.2013 ALİ YILDIZ
EN İYİ ÖĞRETMENDİR HAYAT,
ÖĞRETİR SINIRLARI ZORLAYARAK.
ARA SIRA DÖN DE ARDINA BİR BAK!
YARINLAR, BU GÜNÜ SORGULAYACAK.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ?
SENDEN ÖNCEKİLER DE DENENMİŞTİ!
ARTIK SÖZ BİTTİ, DEVİR DEĞİŞTİ;
TARİHİN AKIŞI, KAYITLARA GEÇTİ...
SANMAKİ BU DEVİR BİTMEZ,
ORTAM VE ŞARTLAR DEĞİŞMEZ!
GÖZÜN KARNI YOK 'DOYDUM' DEMEZ,
TARİHİN HÜKMÜ KESİNDİR, DEĞİŞMEZ, DEĞİŞTİRİLEMEZ.
ALİ DER Kİ : " 'SÖZÜM SAZA' ,
'SAZIM' DUYGULARIMI ANLATSA;
'DUYGULAR' TANIKTIR ZAMANA,
'ZAMAN' SAHNE OLUR HAYAT TİYATROSUNA..."
ALİ YILDIZ / 08.01.2013 — ALİ YILDIZ ŞİİRLERİ'de.

SENİN NİNNİLERİN “KIBLEMDİR” ANA. /
BEN Kİ “KULA KULLUK, UŞAKLIK” ETMEDİM, /
YETİMİN HAKKINI DA YEMEDİM. /
İYİ BİLİRSİN “SEZAR’IN HAKKINI, SEZAR’A” VERDİM. /
BEN Kİ “SALTANAT KOLTUKLARINDA” ZALİMLEŞMEDİM, /
KUL BİLMEZSE, ALLAH BİLİYOR BE ANA. /
“ADAMLIĞI” PAZARA ÇIKARAN “ADAMCIKLAR”… /
“AT İZİNE” İT İZİNİ KARIŞTIRIYOR! /
“ASLANI” KEDİYE BOĞDURUYOR! /
AYAKLARI “BAŞ” BAŞLARI “AYAK” YAPIYOR! /
ÜSTELİK “ŞEYTANA” MÜREKKEP YALATIYORLARSA… /
BEN “HİÇ BİR BALTAYA SAP OLAMAM” BE ANA! /
“SAP DEĞİL, BALTA OLMAYI ÖĞRETMEDİN Mİ” SEN BANA? /
“YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN /
YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL” DEMİŞ, MEVLANA. /
“YÜZSÜZLERİ” SANA ANLATACAĞIM AMA /
“MASKELİ BALO” NEDİR (?) SEN BİLMEZSİNKİ BE ANA. /
SENİN “HELALLİĞİN” HAK YOLUYSA, /
SENİN “CENNETİN” BENİM CENNETİM OLMUŞSA, /
VARSIN “ADAMCIKLARIN CENNETİNDEN” KOVULAYIM. /
VARSIN “ZİNDANLARINDA” GÜNEŞE HASRET KALAYIM. /
İSTERSEN “EMZİRDİĞİN SÜTÜ” DE HELAL ETME BANA! /
AMA BEN “ADAM OLMAM, OLAMAM Kİ” BE ANA… /
ÇIPLAK AYAKLA YÜRÜYORUZ DİKENLİ YOLLARDA!
BEDEN ACILARINI UNUTMUŞUZ (!) GÖĞSÜMÜZDEKİ UMUTLARLA...
AKIL, DUYGULARA REHBER OLMAYINCA;
ÜÇ'ÜN BİR'İ KALMIŞ ELDE-AVUÇTA!
EYYY OĞUL, TARİHİNİ UNUTMA-UNUTTURMA;
SAHİP ÇIK ATANA, HALKINA, VATANINA...
ONLAR Kİ ÖLÜME KOŞTULAR "TAM BAĞIMSIZLIK" UĞRUNA,
SENİN MİRASIN NEDİR BU GÜNE, YARINA?
KANLA YAZILIR DESTANLAR, UNUTMA.
BİR MUM DA SEN YAK, ÇIKAMAK İÇİN AYDINLIĞA;
DÜN'DEN BAKARSAN BU GÜNE VE YARINA,
KENDİNİ BULURSUN DOĞUDA, BATIDA...
A.Y. 16.08.2012
SEN İSTİYORSUN DİYE,
GÜNEŞ DOĞMUYOR.
SEN İSTİYORSUN DİYE,
DÜNYA DÖNMÜYOR.
YILLARIN ÖZLEMİ, ACILARI VAR;
YILLARIN UMUDU, YALNIZLIĞI VAR.
YAŞANMAMIŞ YILLAR VE PİŞMANLIKLAR...
SÖNMÜŞ BİR AŞKIN ''KÜLLERİ'' VAR!
AŞK KONULU BU ROMANIN
OKUNMAMIŞ SAYFALARINDA,
DALINDAN KOPARILMIŞ BİR GÜL...
VE... SEVGİLİNİN İHANETİ VAR!
HER İNSAN SEVMEK, SEVİLMEK İSTER;
HER SEVEN VE SEVİLEN MUTLU OLMAK İSTER.
KENDİ ELLERİMİZLE YAZIYORSAK BU ROMANI!
YAŞADIĞIMIZ BU HAYAT, KİMİN HAYATI?
YAŞADIĞIMIZ BU HAYAT, KİMİN HAYATI?
ALİ YILDIZ
YÜREĞİMDE SAKLARIM SENİ,
BİR İNCİ TANESİ GİBİ.
HER GÜN BATIMI HÜZÜN VERİR,
YUDUM-YUDUM İÇERKEN HASRETİ...
SÖZ VERMİŞTİN YA YILLAR ÖNCE,
''BİZ AYRILMAYACAĞIZ'' DİYE,
ŞİMDİ MUTLU MUSUN SÖYLE?
YOKLUĞUNA ALIŞTIM SAYENDE!
KENDİMDEN ÇOK SEVERKEN SENİ,
GİDERKEN ALDIN HER ŞEYİMİ!
''HELALLİK'' İSTİYORSAN BENDEN!
YILLARA SOR KENDİNİ...
'HİSLER' AŞKIN İLKBAHARI,
FİLİZLENDİRİR DUYGULARI...
'AYRILIK' SEVENLERİN SONBAHARI,
YAPRAK-YAPRAK KURUTUR ANILARI.
YAPRAK-YAPRAK SONLANDIRIR AŞKI...
GÖNÜLDEN SÜZÜLEN İKİ DAMLA GÖZYAŞI,
CENNET BAHÇENDE SEL OLUP ÇAĞLIYORSA;
ALMA SEVENİN AHINI-VAHINI,
SENİN SARAYIN ZULÜM SANATI!
SENİN SARAYIN AHLAR-VAHLAR SARAYI!
'NEDENLER' HAKLI OLMADIKÇA,
'AYRILIK' ACITIR İNSANI...
'PİŞMANLIK' VİCDANIN İSYANI,
MAHKUM EDER RUHLARI.
MAHKUM EDER HAYATLARI...
GÖZLERDEN SÜZÜLEN İKİ DAMLA GÖZYAŞI,
AĞLATIR BULUTLARI.
BULUTLAR YAĞMUR OLALI,
BENİM KADAR AĞLAMADI.
SEVENLER KADAR AĞLAMADI...
GÖNÜLDEN SÜZÜLEN İKİ DAMLA GÖZYAŞI,
CENNET BAHÇENDE SEL OLUP ÇAĞLIYORSA;
ALMA SEVENİN AHINI-VAHINI,
SENİN SARAYIN ZULÜM SANATI!
SENİN SARAYIN AHLAR-VAHLAR SARAYI!
31 Ekim 2012 Çarşamba
16 Mart 2012 Cuma
8 Mart 2010 Pazartesi
Gazeteci, kime denir?
Son yılların, hatta son günlerin hararetli tartışma konularından biri de gazeteciliktir. Kimin "GAZETECİ", kimin gazeteci olmadığı, sınandığı bir sürecin içinden geçiyoruz. Herkes kendine göre "gazeteci tanımı" geliştirmiş durumda!
Kim gazeteci, kim değil (?), sorusunu sorguladığımda, çoğu zaman benim dahi kafam karışıyor. Herkes görmek istediği, işine geldiği pencereden bakıyor.
Gazetecilik mesleğinin eğitimini almış olanlar mı gazeteci?
Sigortası ödenen mi, ücret alan mı, yoksa... mesleki ilkelere özen gösterip, bu işi yapan mı, gazetecidir? Yoksa gazetenin resmi künyesindekiler mi gazetecidir?
Bana göre GAZETECİ:
Haksızlıklar karşısında susmayan, tepki veren gazetecidir.
Farklı düşünenlere söz hakkı veren, gazetecidir.
Uzlaşma zemini ve kültürü oluşturan, gazetecidir.
Güncel olayları evrensel ilkelerle bağdaştıran, yorumlayan gazetecidir.
Hoşgörü ve alçak gönüllülüğü paylaşan, gazetecidir.
Dinleyen, kendi fikrini empoze etmeyen ve gerçekleri tüm çıplaklığı ile katıksız olarak kamuoyuna aktaran gazetecidir.
Eğer, insanların beyinlerine ve kalplerine ulaşıyorsanız, GAZETECİLİK yapıyorsunuz demektir. Kim ne derse desin, gerisi TEFERRUAT'tır
ALİ YILDIZ,
ZONGULDAK GAZETECİLER CEMİYETİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
